UNESCO DÜNYA MİRASI / ASIL UNSUR

BURSA VE CUMALIKIZIK OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN DOĞUŞU

Bursa ve Cumalıkızık Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu

M.Ö. 200 yılında Britanya Kralı Prusya tarafından kurulan Bursa, Roma ve Bizans İmparatorlukları tarafından yüzyıllarca yönetildi. Kentin ana önemi Osmanlı'nın ilk siyasi merkezi olmasıdır. Osmanlı'nın ilk 6 sultanı sırasında yapılmış 127 cami, 45 mezar, 34 medrese, 25 han, 37 hamam, bulunmaktadır. Uludağ'ın kuzey eteklerinde bulunan Cumalıkızık, Bursa'nın fethinden hemen önce lojistik destek sağlamak amacıyla kuruldu. Günümüzde Sadece tarihi dokusunu değil, aynı zamanda geleneksel yaşam biçimini de korumuştur. Bursa'nın Osmanlı Başkenti olarak gelişimine örnek olmuştur.

Bursa

Oluşturulmuş ve benzeri görülmemiş bir kentsel planlama süreci geliştirdi, yenilikçi ve ustaca sistemi ile ilk Osmanlı sultanları tarafından yönetildi.Ticari hayatı sürdürmek için yarı dini Ahi kardeşlik örgütlerini kullanmak ve kamu yararına sistemden en iyi şekilde faydalanmak için mahalle oluşturulmadan önce, tüm kamu altyapı hizmetlerini sağlayan çekirdekleri yani külliyeler oluşturdu.  Bu külliyelerin, dünyanın en hızlı büyüyen imparatorluklarından biri olan Osmanlı İmparatorluğunun ticaretinde çok önemli rolleri olmuştur. Bu önemli ticari rolü ve Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olması, Hanlar Bölgesi'ne büyük hanlar, bedesten ve çarşılar olarak yansımıştır. Bu bölge, kurulduğu 14. yüzyıldan beri kentteki ekonomik aktivitenin merkezi olmuştur. Bölge estetik ve sosyal değerini korumuş ve tümüyle yayalaştırıldığı için hem turistler hem de kent sakinleri için çekici bir kamu alanı niteliğindedir. Hanlar ve çarşılar, kuruldukları 700 yıl öncesinden bugüne kesintisiz olarak işlemeye devam etmektedir.

‘’Hanlar Bölgesi’’ üç ana tipte ticari binalardan oluşmaktadır. Bunlardan ilki ‘’Hanlar’’ dır. Hanlar hem ticaret hem de konaklama amacıyla kullanılmıştır (pazar ve konukevi). Hanlar genellikle kare veya dikdörtgen şeklinde tasarlanmış, iki veya üç katlı binalar olup (Bursa'daki hanların çoğu iki katlıdır), büyük bir avlunun etrafına inşa edilen bu binaların ortasında -bazen bir mescit altında- şadırvanlar bulunur. Hanların üst katları genelde konaklama amacıyla, özellikle toptancıların ve yabancı tüccarların konaklayabilmeleri için kullanılırken, zemin kat depo görevi görmekteydi. Ancak, bazı durumlarda alt katlar perakende satış amacıyla da kullanılmıştır. Hanlar, içinde bulundukları Bursa kentinin ticari faaliyetlerinin gelişimi için büyük öneme sahiplerdi. Bu tarihi ticari bölgede görülen ikinci bina tipi ise ‘’Bedesten’’ dir, diğer bir deyişle kapalı çarşı binalarıdır. Bedesten, hem yerli hem de yabancı tüccarların perakende satışlarını gerçekleştirdikleri mekânlardı.

Bedesten, yabancı tüccarların özellikle geceleri en değerli mallarını güvenle saklayabilecekleri bir depo görevi de görmektedir. Dükkânların bedestene yakınlığı, sattıkları malların değeriyle orantılıdır. Hanlar Bölgesi'nin üçüncü bir öğesi ise labirenti andıran sokaklarıyla Çarşı'dır (pazar ve dükkânlar). Geleneksel çarşı bölgesinde, her bir ürün çeşidi için ayrılmış bir sokak veya han, cami, avlu ve çeşme, mal alışverişi için mekanlar bulunmaktadır. Çarşıda, el emeği ile üretim yapılan atölyeler de hanların en dış bölgelerinde bulunmaktadır. Yukarıda verilen bu tanım, Bursa'dan önceki çarşı ve han bölgelerinin genel yapısına ve içeriğine uymaktadır, fakat yeni bir şehrin oluşturulma sürecinin bir parçası olarak yaratılmış benzer bir vakaya daha önce rastlanmamaktadır. Bursa'daki Hanlar Bölgesi'nin binaları 14. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar geçen zaman dilimi içinde yapılmıştır.

Osman Gazi Söğüt'te öldüğü zaman babası Ertuğrul Gazi'nin türbesine gömülmüştür. Bursa'nın Türklerin eline geçişinden sonra cenazesi Bursa'ya getirilerek Bizans dönemine ait Saint Elia (Gümüşlü Kümbet) Kilisesine gömülmüştür. İlk önceleri Orhan Gazi ile aynı çatı altına gömülmüşse de 1855 depreminde türbe yıkılınca 1863'de bugünkü türbeyi Sultan Abdülaziz yeniden yaptırmıştır. Türbe kapısında şair Nevres'in metnini, Hattat Mehmet Zeki Dede'nin (1821-1881) yazdığı, h.1280 (1863) tarihli onarım kitabesi vardır. Sekizgen planlı, kalın duvarlı türbenin üzeri kubbe ile örtülüdür. Kesme köfeki taşından yapılmış olan türbenin duvarları 1.20 m. kalınlığındadır. Türbenin giriş kapısı dışında her yanında yuvarlak kemerli birer pencere bulunmaktadır. Türbe içerisinde yedi önde, arkada olmak üzere on yedi sanduka bulunmaktadır. Türbenin ortasında Osman Gazi'nin pirinç parmaklıkla çevrili, son derece gösterişli sandukası vardır. Bunun dışında Sultan I.Murad'ın oğlu Savcı Bey (1362-1385), Alâaddin Paşa (ölm.1337), Osman Gazi'nin oğlu İbrahim (1317-1359), Orhan Gazi'nin eşi Asburçe Hatun ve sultanlara ait sandukalar bulunmaktadır. 


Cumalıkızık

Yaklaşık 10 hektarlık bir alanda kurulmuş olan Cumalıkızık Köyü'nde bulunan 270 dolayındaki evin yüzde 60'ında halen oturulmaktadır. Tescilli yapı sayısı 133'dür. Bunlardan ikisi anıtsal yapı (cami ve hamam), 128' i de sivil mimarlık örneği yapıdır. Ayrıca köy meydanında tescili yapılmış iki anıtsal çınar ve caminin doğusunda çeşme vardır. Geleneksel Osmanlı yerleşmelerinde gözlemlenen cami, köy kahvesi ve ulu çınar üçlemesinin oluşturduğu merkez Cumalıkızık'ta da görülmektedir. Topografyaya göre şekillenmiş organik sokak dokusunu oluşturan yapılar bölgenin karakteristik özelliklerine göre tasarlanmıştır. Bu nedenle her sivil mimari yapı örneği diğerinden farklıdır. Bu farklılık da köy dokusunu zenginleştirmiştir.

Köyün kendisi, yapısı, ortamı ve evleri orijinal planlarını ve yapım tekniklerini muhafaza etmiştir ve köyün bütünü Erken Osmanlı Dönemi'ne en yakın havayı yaratmaktadır. Köyün etrafındaki arazi, ilk başlarda olduğu gibi hala tarım ve ormancılık için kullanılmaktadır. Cumalıkızık, 270 evden oluşmakta, ancak günümüzde 180 ev kullanılmaktadır. Köy sokakları, topografyaya uygun olarak, çeşitli perspektifler oluşturarak, iç kısımlara doğru uzanır. Sokakların iki yanında yer alan evler, birbirlerine sırt vererek yoğun bir doku oluştururlar. Sokaklar geleneksele uygun olarak dardır. Köyde Cin Aralığı veya Şeytan Çıkmazı olarak adlandırılan bir sokağın genişliği 65-90 cm arasında değişmektedir.


Bursa'daki Kızık Köyleri'nin 1300'lerin başında kurulduğu düşünülmektedir. Bunlar arasında en otantik ve en iyi muhafaza edilen köy olan Cumalıkızık, aynı zamanda orduya güvenli bir hinterlant oluşturmak amacıyla kullanılan bir Osmanlı stratejisi olan önce kırsal bölgenin, daha sonra kentlerin fethedilmesi stratejisini de yansıtmaktadır. Köy bir Vakıf Köyü'dür Kuruluş yıllarında orta mahallede birkaç hane iken büyüyen köye gerek duyuldukça yeni evler, sokaklar, çeşmeler yapılmıştır. Bu nedenle köyün oluşmasında hiçbir zaman belli bir plan göz önünde bulundurulmamıştır. Köyün ana caddesi yoktur. Birbirini gönyeli kesen sokaklara rastlanmaz. Evler topoğrafyaya uygun, birbirini rahatsız etmeyecek şekilde yerleştirilmiştir. Sokakların görevi zamanla yapılan evlerin diğer sokak ve evlere ilişkisini sağlamaktır.

Cumalıkızık Köyü'ndeki evler, genişliği sadece insanların ve at arabalarının geçmesine izin veren dar sokaklar boyunca birbiri ardına sıralanmıştır. Bu yerleşim modelinin temel amacı mevcut tarım arazisinin devamlılığını sağlamak, çevre bölgelerden gelebilecek saldırılara karşı savunmayı kolaylaştırmak ve insanların bir arada durmasını sağlamaktır. Evlerin pek çoğu iki veya üç katlıdır. Zemin kat, kireç ve topraktan oluşan bir harç kullanılarak örülen yerel taşlarla, ikinci ve üçüncü katlar ise Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu Dünya Mirası Adaylık Dosyası 31 Resim67. Cumalıkızık Hamamı kerpiç veya ahşapla inşa edilmiştir. Çatılar ise kiremit ile kaplanmış ve ahşap bir strüktür ile desteklenmiştir. Kullanılan ahşap elemanlar için köyü çevreleyen kestane ağaçlarından yararlanılmıştır. Cumalıkızık evlerinde genelde iki türlü plan uygulanmıştır. Birincisinde etrafı moloz taşlarla yüksek şekilde örülmüş bir duvarla çevrili dış avlu vardır. Buradan eve giriş kapısına ve hayat kısmına geçilir. İkinci tip evlerde ise dış avlu yoktur. Sokaktan kapı yardımıyla doğrudan hayat kısmına girilir. Hayat bölümünden iç avluya, ahıra, depolara ve merdivenlere geçilir. Evlerin ana giriş kapıları çift kanatlıdır. Genellikle ceviz ağacından yapılan bu kanatlar dövme demir kuşaklar ve iri başlı çivilerle bağlanmıştır. Bu kapı kulpları ve tokmakta dövme demirdendir.

GALERİ

BURSA VE CUMALIKIZIK OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN DOĞUŞU
UNESCO DÜNYA MİRASI ASIL UNSUR

BURSA VE CUMALIKIZIK

UNESCO DÜNYA MİRASI ADAY UNSUR

İZNİK KENTİ