UNESCO DÜNYA MİRASI / ASIL UNSUR

EFES

İzmir'in Selçuk İlçesinde bulunan Efes Antik Kenti, Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Artemis Tapınağına ve asırlardır dini merkez işlevi gören Selçuk Meryem Ana Evi¬ne ev sahipliği yapmaktadır. Efes; gerek Anadolu uygarlıklarının çeşitliliğini yansıtan eşsiz bir kültür mirası, gerek kültürlerarası diyalogu yüz binlerce ziyaretçi yoluyla canlı olarak temsil eden önemli bir hac mekânıdır.

Antik dönemin en önemli merkezlerinden biri olan Efes, tarih öncesi dönemden başlayarak Helenistik, Roma, Doğu Roma, Beylikler ve Osmanlı dönemleri boyunca yaklaşık 9000 yıl kesintisiz yerleşim görmüş ve tarihinin tüm aşamalarında çok önemli bir liman kenti ve kültürel ve ticari merkez olmuştur. Helenistik ve Roma Döneminin üstün kentleşme, mimarlık ve dini tarihine ışık tutan simgeleri barındıran Efes'te farklı dönemlere ait en üstün mimari ve kent planlama örnekleri bulunmaktadır. M. Ö. 8. yüzyıla tarihlenen ve Antik dönemin yedi harikasından biri olarak ünlenen kült merkezi Artemision, Hz. Meryem'in İsa'nın annesi olarak kabul ve ilan edildiği 431 tarihli Ekümenik Konsülün gerçekleştiği yer olan Meryem Kilisesi, İsa'nın havarilerinden biri olan ve Yahya İncili'ni Efes'te yazan St. John'ın mezarı üzerine inşa edilen Bazilika gibi Erken Hristiyanlık dönemine şahitlik eden benzersiz eserleri, günümüzde Hristiyanlar tarafından hac mekanı olarak kabul edilen Meryem Ana Evi ve Beylikler döneminde inşa edilen İslam yapıları ile Efes aynı zamanda dini tarih açısından da bugün hala ayakta olan benzersiz bir birikim sunmaktadır.

Türkiye'nin batı Ege kıyısında uzanan Efes antik kenti, Neolitik Dönem Çukuriçi Höyük'ten, Orta Çağ yerleşmesi Ayasuluk'a kadar iskan edilmiştir. Uzun geçmişi boyunca ihtiyaçlar ve alışkanlıklar doğrultusunda birkaç kez yer değiştirmiştir. Bu nedenle yaklaşık 1600 hektarı kaplayan bu geniş yerleşim alanı, bugün Prehistorik, Arkaik, Hellenistik, Roma ve Bizans, Selçuk, Aydınoğulları, Osmanlı ve çağdaş dönemler gibi insanlık tarihinin tüm önemli aşamalarının kalıntılarını sergilemektedir. Kent, bütün tarihi dönemlerde Ege Denizi ve Orta Anadolu arasındaki iletişimde ve ticarette önemli bir rol oynamıştır. Zaman içinde Efes, etrafını saran zengin doğal kaynaklar ve tarımsal üretim için bereketli topraklarıyla etrafını saran bölgenin merkezi haline gelmiştir. Tarihi süreç boyunca Efes bölgesinin aşamalı olarak alüvyonla dolması nedeniyle, üst üste binen büyük tabakalar yoktur ancak aksine farklı yerlerde çeşitli yerleşmeler görülmektedir.

Roma ve Geç Antik dönem Efes kenti, çağdaş dönemlerde üzerine yapı inşa edilmeyen antik dünyanın tek mega kentidir. Bu yüzden Efes arkeolojik yerleşmesi, antik dönemdeki kent yaşamı olgusunu çalışmak için benzersiz bir olanak sunar. Bu olağanüstü ve münferit kanıtların korunması sağlam bir dünya mirası için önemli katkılar sağlar. Dahası Efes, din tarihi için de muazzam bir örnek teşkil eder. Efes Artemis kültü, Antik dünyanın en etkili ve en önemli kültlerinden biridir. Tanrıçanın kendisine tüm Akdeniz bölgesi ve ötesi boyunca (kuzey hudutlarında) tapınılmış, hacı kitleleri Efes kentini ve sevgili tanrıçalarının mabedini ziyaret etmişlerdir. Hıristiyan geleneğindeki yüksek mevkili kişilerin Efes'te kalması nedeniyle (efsane ya da gerçek), kent Geç Antik Dönem ve Orta Çağ boyunca günümüze kadar süren bölgeler üstü büyük bir hac yerleşmesi haline gelmiştir. Son olarak, benzersiz mimari konsepti ve güçlü Bizans gelenekleriyle İsa Bey Camii'nin inşa edilmesi ve Efes'te Müslüman ve Hıristiyan hacıların birleşme yerleri olması yerleşmenin diğer belirgin özellikleridir.

Meryem Ana Evi

İzmir Selçuk'taki Bülbüldağı'nda İsa'nın annesi Meryem'in son yıllarını St.Jean (Yuhanna) ile birlikte geçirdiğine inanılan kilise. Hıristiyanlar için hac yeridir. Meryem'in mezarının da Bülbüldağı'nda olduğu düşünülür. Efes antik kentin üst kapısının yanından geçilerek çıkılan Meryem Ana ören yerinde, Küçük bir Bizans Kilisesi bulunmaktadır. Burada İsa Peygamber'in annesi Meryem'in yaşadığına ve öldüğüne inanılır. Hristiyanlar yanında Müslümanlarca da kutsal sayılır ve ziyaret edilir, hastalara şifa aranır, adaklar adanır. Kilise'nin Meryem Ana adını alması 431 yılında Efes'te toplanan Ekümenik Meclis'in Meryem'in İsa'yı Tanrı'nın oğlu olarak doğurduğuna karar vermesi ile de bağlı olabilir. Görünürdeki mimari kalıntıların çoğu tarihi bağlamları, sanatsal işçiliği, kentsel yararlılıkları kadar bilimsel kaynak olarak önemli olası nedeniyle de benzersizdir. Münferit anıtların özgün değerlerinin yanı sıra bu yapı toplulukları bir araya gelerek bir Roma kent planı ve Türkiye ya da Akdeniz'in herhangi bir yerinde bulunamayan bir korunma durumuna sahip bağımsız iç bölgesiyle Efes, daha eşsiz bir tarihi anıt oluşturur. Bu nedenle, Doğu Akdeniz'deki çok iyi koruna gelmiş Roma binalarının en geniş koleksiyonuna sahip Efes arkeolojik yerleşmesinin haklı olarak tüm varlıklarıyla anıtsal bir kent olduğu iddia edilebilir.

GALERİ

BERGAMA ÇOK KATMANLI KÜLTÜREL PEYZAJ ALANI
UNESCO DÜNYA MİRASI ASIL UNSUR

BERGAMA KÜLTÜREL
PEYZAJ ALANI

UNESCO DÜNYA MİRASI ASIL UNSUR

EFES
EPHESUS

UNESCO DÜNYA MİRASI ADAY UNSUR

BİRGİ
TARİHİ KENTİ